İnfertilite( Kısırlık); çiftlerin yaklaşık % 15’inde görülür. Bu durum çiftlerin özel sorunu olmasına rağmen, sosyal çevrenin etkisi durumu daha da ağırlaştırır.

Ancak şanslıyız ki doğru teşhis ve uygun tedavilerin yanına sabırlı olmayı da eklersek büyük oranda gebelik elde ederiz.

KİMLERE VE NE ZAMAN İNFRTİLİTE (KISIRLIK) ARAŞTIRMASI YAPIYORUM?

Düzenli ilişkiye rağmen oniki ayda gebe kalamayan çiftlere infertilite araştırması yapıyorum.

Araştırma için on iki ay olan bekleme sürem, kadın yaşı 35 olduğu durumlarda 6 aya iniyor.

Ancak bazı özel durumlar var ki infertilite araştırmasına hemen başlıyorum.

Bu durumlar genellikle; ciddi adet düzensizlikleri, uzun süreli cinsel işlev bozuklukları (cinsel istek, cinsel uyarılma ve orgazm evrelerindeki bozukluklar), kasık bölgesinde geçirilmiş ciddi enfeksiyon ve cerrahi müdahale öyküsü, çikolata kistinin varlığı, erkekte bilinen infertilite yapan faktörlerin olması şeklinde sıralanabilir.

İNFERTİLİTE ARAŞTIRMASINDA NELER YAPIYORUM?

*Kadın ve erkeği aynı anda araştırıyorum.

*Öncelikle çiftlerin ayrıntılı hikayelerini not alıyorum.

*Kadının ayrıntılı muayene ve ultrason değerlendirmesini yapıyorum. Bu muayeneyle; enfeksiyon araştırması ve erozyon kontrolü, myom ve polip araştırması, rahim duvarı ve rahim zarı kalınlıklarının ölçümünü, rahim perdesinin var olup olmadığının araştırıyorum.

Yumurtalıkların yerleşimini, kist olup olmadığını, varsa türünü inceliyorum.

Yumurtalıklardaki yumurta sayısının yeterliliğini tespit ediyorum.

*Erkeği tansiyon, kilo, diyabet ve guatr yönünden değerlendiriyorum.

*2-5 günlük cinsel perhiz sonrasında erkekten mastürbasyonla aldığım sperm örneğinin analizini yapıyorum. Bu analizde üç ölçüm büyük önem taşıyor. Bunlardan ilki mililitredeki sperm sayısı. Ortalama normal değer milimetrede 15 milyonun üzerinde olmasıdır.

İkinci önemli kriter ise sperm hücreleri arasında yer alan aktif hareketli spermlerin oranı. Aktif hareketli spermin % 32’nin üzerinde olması normaldir. Üçüncü önemli kriterimiz normal şekilli spermlerin oranı. % 4’ün üzerindeki oran yetrli bir değerdir.

*Kadından yumurtalık, tiroid ve hipofiz bezi hormonları için kan örneği alıyorum. Erken menopoz var mı? Yumurtalık hormonları eksik, aşırı veya dengesiz mi?

Tiroid hormonlarında aşırı salınım veya eksiklik var mı? Beyindeki hipofiz bezinin infertiliteye etkisi olan bazı hormonlarının aşırı veya eksik salgılanması söz konusu mu?

Sorularının yanıtına yaptığımız testler sonucunda ulaşıyorum. Burada hormon testleri en sınırlı haliyle; LH, FSH, E2, TSH, FT4 ve PROLAKTİN’ den oluşur. Genellikle bu testler yeterli olur ancak gerektiğinde daha ayrıntılı hormon testleri de isterim.

*Kadına; HSG diğer adıyla İlaçlı rahim filmi çekimi yapıyorum. Bu film halk arasında çok ağrılı bir işlem olarak bilinir. Ancak hafif bir sedasyonla bu işlemi ağrısız bir şekilde gerçekleştirebiliyorum.

Bu filmle; bebeğin yerleştiği rahim boşluğu yeterli genişlikte mi? Rahim boşluğunda polip veya yer kaplayıcı yapılar var mı? Rahim boşluğunu oluşturan duvarda yapışıklık var mı? Duvar düzgün mü? Sorularına yanıt buluyorum.

Ayrıca rahmin iki yanında olan kanalların açık olup olmadığını, kanallarda su birikimi veya enfeksiyon sonrası anormal genişleme olup olmadığını yine bu testle inceleyebiliyorum.

Bazen HSG işleminden önce sulu ultrason olarak bilinen SİS işlemini uyguluyorum. HSG filmi sonrası tedaviye gerek kalmadan bir çok gebeliğin oluştuğunu da ayrıca belirtmeliyim.

Muayene- ultrason, sperm tahlili, hormon analizi ve HSG araştırmalarım çiftin infertilite nedenini yeterince açıklamıyorsa veya temel araştırmalarımda düzeltilebilecek bir problem varsa, tanısal veya cerrahi histeroskopi/ laporoskopi ameliyatı yapıyorum. Bu ameliyatlar sonrasında da bazı hastalarım doğal yollarla gebe kalabiliyor.

Araştırmalarımla erkekte , kadında veya her iki çiftte de problemlerin olduğunu tespit edebiliyorum. Bazen çiftlerin hiç birinde problem ortaya çıkmayabiliyor. Bu çiftleri nedeni bilinmeyen gurup olarak değerlendiriyorum.

Tanıyı koyduktan sonra çiftlere uygun tedavi seçenekleri sunuyorum. Tedavi seçeneklerinin başarı oranlarını, maliyetlerini ve zorluklarını paylaşıyorum. Bazen adım tedavisi dediğimiz basitten zora veya ekonomik olandan maliyetli olana ilerlemeyi tercih olarak sunuyorum.

Oluşturduğumuz tedavi planına sabırla uyan hastalarımın; bazen çok kısa zamanda, bazen de daha uzun bir zaman diliminde, ama yüzde yüzlere yakın oranlarda gebelik elde ettiklerini görebiliyorum.