İlk zamanlar sadece yabani otlardan oluşan, sonralarda portakal çiçeği de eklenerek hazırlanan gelin buketleri evlilik seremonilerinin bereket simgesi, aynı zamanda gelinlerin de olmazsa olmazı.

Ne de olsa gelin buketi bir kadının hayatında yalnızca bir kez kullanacağı tek aksesuar! O halde ‘’Alt tarafı bi çiçek işte’’ deyip geçmemenizi öneririm.

Çünkü kullandığınız çiçekler size bir şeyler fısıldıyor olabilir.

  • Peru zambağı : Zenginlik,refah, servet anlamlarını ifade eden bu çiçek sonsuz dostluğu da sembolize ediyor.
  • Nergis zambağı : Kendisi gibi görkemli bir güzelliği temsil ediyor.
  • Antoryum : Düğünlere yakışır biçimde konukseverliğin bir sembolü.
  • Anemon : Tükenen umutları ve yalnızlığı sembolize ediyor. Kullanmamanızı tavsiye etmek için ekliyorum.
  • Yıldız patı : Sabır, zarafet ve incelik, aşkın çeşitliliğini işaret eden bir çiçek.
  • Cennetkuşu : Neşe, görkemlilik, heyecan ve umut..Bir düğünde olması beklenen her şey gibi.
  • Arum zambak : Beyazlar içinde bir gelinin çağrıştırdığı gibi saflık ve masumiyeti simgeliyor.
  • Karanfil : Kırmızı olanı tahmin edileceği üzere aşk, gurur ve hayranlığı ifade ederken moru ise değişkenliği anlatıyor. Fakat dikkat; küçümseme ifadesi barındıran sarı karanfili kullanmamanızı öneriyorum.
  • Kasımpatı : Beyazı sadakat, iyimserlik, neşe ve uzun yaşamı temsil eden bu çiçeğin de sarısını kullanmamakta faya var.
  • Nergis : Evliliğe ilk adım attığınız düğünüz gibi yeni başlagıçları, sonsuz hayatı sembolize ediyor.
  • Papatya : Saflık masumiyet ve neşeyi çağrıştıyor.
  • Gardenya : Saflık ve sevimlilik sizi anlatan kelimelerse.
  • Funda : Hayranlık uyandırma ve güzellik duygularımıza dokunan bu çiçeğin yalnızlığı da ifade ettiğini belirtmeden geçmeyeceğim.
  • Ortanca : Samimiyetin en güçlü sembolüdür.
  • Zambak : Gelinlerin en çok ihtiyacı olan övgü ve etkili sözlerin tek temsilcisi.
  • Leylak : Gençliğin ve ilk aşkın ifadesi bu çiçek de buketinizde olmasını tercih edeceklerinizden.